Fıstığım biliyorum şuan izmir daha güzel, daha sıcak + yeni bir şehir yeni arkadaşlar vs var ama burada da ben varım unutma beni
seni çook özlediğimi bilmeni istiyorum. Sen izmir de üniversitedeyken ben tek başıma napcam buralarda hiç bilmiyorum. Ama şunu anladım ki sensiz geçen günler zor olacak hatta zaman belkide hiç geçmiyecek. Benim acilen buna en kısa sürede bir çözüm bulmam gerekiyor
Sensiz kaldığım anlardan birini yaşıyorum şuan yine. zaman bir türlü geçmek bilmiyor. Hep aklımdasın bitanem. uyurken , uyanırken, yemek yerken, film izlerken yani kısacası her anımda sen varsın
şunu anladım ki sensiz kaldığım anlar en kötü anlardan biriymiş ne zaman geçmek biliyor nede yaptığım işlerden bir zevk alabiliyorum. Yemeklerin bile tadı tuzu kaçtı be
gel artık özledim ben seni
Uzun bir aradan sonra yine sabahları heyecanlı bir şekilde kalkıp ipek‘ten gelen mesajlara baktım. Sanırım eros tarafından bir kaç ok ile vuruldum
gece gündüz onu düşünmeye başladım. Bu çok güzel bir duygu ve bu güzel duyguları bana yaşattığı için ona karşı çok minnettarım
Bugün 20 Ağustos 2011 hayat gerçekten çok ilginç. Karşına nelerin çıkacağı ve ne gibi süprizler ile karşılağacağın hiç belli olmuyor. Bugün 20 ağustos ve bu tarihin benim hayatımdaki yeri çok ayrı. Sinem ile ilişkimiz ilk 20.08.2004 de başlamıştı ve şuan tarih 20.08.2011 i gösteriyor. Tarih mi oyunlar oynuyor yoksa kader mi anlamadım ama yine bu tarihde ipek ile tanıştım ve şuan hayatımda uzun süredir hissetmediğim o duyguları tekrar yaşamaya başladım. Ve sanırım yeni bir rüyanın başlangıcı yine bu tarih den sonra gerçekleşecek.
Taksici
Ben ne kadar sevdiysem..
O kadar gittin…
Gitmediğin zamanlarda bile, hep gidecekmiş gibi durdun yanımda…
Her bakışında başka bir el sallama
Tam sevmek isterken seni..
Taksi çağırdın..
Gitme deyişimi ne sen duydun, ne taksici..
Ceyhun Yılmaz
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça…
Evet bugün doğum günüm ama nedense mutlu değilim. Buruk bir kutlama oldu bu benim için. Bir tarafdan ablam’ı , bir tarafdan da kendimden daha çok sevdigim Sinem‘i kaybettiğim yılları hatırlatıyor ve geçmişi unutmam için elinden geleni yapıyor bu zalim yıllar. Unutmam için ne kadar çabalasada bu zalim yıllar ona inat seni hatırlatacak silahlarımda var etrafda. Duvarımda asılı olan resimlerin veya göndermiş olduğun mektuplar, notlar yeterli seni hatırlamama. Bazen ranzanın altına girip tıpkı senin çıktığımız yıllardaki gibi ranzanın altına yazdığın yazıları hatırlıyorum. Bende o an birşeyler karalıyorum bize ait birşeyler. 20/08/2004 gibi Sinem & Kaan gibi ,baran berk , zeynep eylül gibi yada siyanat veya cno gibi. Yani seni hatırlatacak ve asla unutmamamı sağlıycak izler bırakıyorum etrafa. Çünkü seni hiç bir zaman unutmak istemiyorum ve bu bedenim yok olup gidinceye kadar seni bedenimin bir köşesinde yaşatmak istiyorum her zaman. Biliyormusun son zamanlarda çok fazla ikimiz ile ilgili rüyalar görmeye başladım. Öyle güzel anlar yaşıyoruz ki o rüyalarda tıpkı 2007 ve öncesinde gibiyiz. Rüya mı görüyorum yoksa farklı bir dünyada birlikte mi birşeyler yaşıyoruz anlamıyorum taki uyanana kadar. Yanımdasın her rüyamda. Göz göze diz dizeyiz. Birbirimize söyleyemediğimiz sözleri söylerek , sarılarak , birşeyleri paylaşarak geçiriyoruz o güzel anları. Tıpkı iki sevgili olduğumuz o yıllardaki gibi sen o özel anları başlatıyorsun. Eline telefonu alıp ikimize özel o kelimeleri söyleyip havaya sokuyorsun beni ve hatırlarsan o telefondaki duyduğun sesten sonra sana aşık olduğum dediğin anları yaşıyoruz birlikte. Şuan bu yazıları yazarken yine seni hayal ediyor , yine seni yaşıyorum. Seni ne kadar özlediğimi hatırlıyorum tekrar. Burnumda kokun var yine. dudaklarımda o çilek dudaklarının tadı. bu kadar gerçekci bi özlem olamaz ki. bildiğin tüm duyu organlarımda hissedebiliyorum seni. Ankara da ilk buluştuğumuz günü hatırlıyormusun hani köşe bucak ankara yı dolaşıyorduk sen önde ben arkanda ankarayı turluyorduk. Alışveriş merkezinde göz göze geldiğimiz o ilk an aklımdan hiç çıkmıyor. ilk öpüştüğümüz o güzel anlar hiç unutulabilinir mi sence.? Hocalarından kaçıp yanıma geliyordun bir öpücük kondurup tekrar aralarına karışıyordun
beni hocalarına asilkan’ın kuzeni diye tanıştırmıştın elim ayağım birbirine dolanmıştı bir pot kırıcam diye. Ayrılcağımız vakit bana kırmızı bir hırka vermiştin hatırlarsan. Hava yağmurluydu ve üşütüp hasta olmamamı istemiştin hani. ilk başlarda hayır diyip daha sonra kabul edip aldığım hırkanı. O hırkanın üzerinde senin kokun duruyor hala ve onu kokladıkça sen hep yanımda oluyorsun. Bazı geceler ona sarılarak uyuyorum bazende üzerime giyip kollarımı bağdaş kurup uykuya dalıyorum. Sanki sana sarılıyormuşum gibi hissediyorum. Hani o her gece telefonda arkamdan sarıl bana birlikte uyuyalım dediğin anlar gibi. Arkandan sarılıp uyuyoruz birlikte. Saçların yüzüme dokunuyor kokunu içime çekerek ve boynuna bir öpücük kondurarak uyuyurom bende her gece.. Belki bir gün hiç uyanmamacasına…