Eskimeyen Aşk

cno tarafından 1 Kasım 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

ßana seni yazdıran yarım kalmışlığındır…

Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum.

Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de dün gece yazdığımı…

Hiç fark yok… Neden azalmıyorsun bende?

Neden gidişin dün gibi? Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim… Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim… ve şuna emin ol; hiç kimse, yok’ken bu kadar sevilmedi… Benim karşıma “aşk” diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış’lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım…

Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin….. Bitmeyensin… Ayrılığın adını koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü……

Ben yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam… unutamam….. içimde sızısı kalır. Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı! Biz bunu başaramadık, ayrılamadık! Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır…O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum… Anlamıştın benim soyut’ a tutkun olduğumu… O yüzden gittin kim bilir… Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin… haklıydın belki de… Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca….. Herkesin, her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim… Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu yapanlar her zaman kaybeder… Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın… eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz bunu başaramadık…. oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili… Farklı bir dokunuş, ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya….. Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim… Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda düşlemek…. Belki de onandır, yanındaylen yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek…Yokluğun hiç de adil değil… beni yok ediyor, seni var ediyor sevdiğim…..

Evet seviyorum seni varlığına rağmen!

Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim…

seni yaşamak istemiyorum! …. öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını… sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı…

Sana düşman bir sen var içimde…. seni senİle savaştıryorum, olan bana oluyor… Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü, “HANİ RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜR YA? BAŞKASINDAYKEN AĞZIMIZ…” şu an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime… Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu;

RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜYOR SEVGİLİM…Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin…

Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim… “Keşke sen yanımda oslaydın, keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık” diye hayıflanmıyorum artık….. Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede..Yazık! son sözü zaman söyleyecek..Yazık!bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı…Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın… ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni… işte bu kadar güzeldir senin yokluğun… işte bu kadar ayrılığına üzülmemi engelliyor varlığın…..

20 Ağustos 2011 Yeni Bir Başlangıç

cno tarafından 20 Ağustos 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Bugün 20 Ağustos 2011 hayat gerçekten çok ilginç. Karşına nelerin çıkacağı ve ne gibi süprizler ile karşılağacağın hiç belli olmuyor. Bugün 20 ağustos ve bu tarihin benim hayatımdaki yeri çok ayrı. Sinem ile ilişkimiz ilk 20.08.2004 de başlamıştı ve şuan tarih 20.08.2011 i gösteriyor. Tarih mi oyunlar oynuyor yoksa kader mi anlamadım ama yine bu tarihde ipek ile tanıştım ve şuan hayatımda uzun süredir hissetmediğim o duyguları tekrar yaşamaya başladım. Ve sanırım yeni bir rüyanın başlangıcı yine bu tarih den sonra gerçekleşecek.

ÖZLEDİM SENİ..

cno tarafından 18 Nisan 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

ÖZLEDİM SENİ..

özledim seni…
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin…
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü…
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
”git artık” demek
”beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa”
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden…
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek….

Yazar : CAN YÜCEL

Belki Bir Gün Özlersin

cno tarafından 14 Nisan 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Ne yaparsam yapıyım unutamıyorum silemiyorum o yaşanılan zamanları, anıları, paylaşımları. Çok aptal bir durumdayım. Hani derler ya seninle yada sensiz sanırım bu söz özetler durumu. Ne seninle olabiliyorum nede sensiz olabiliyorum. Kaç yıl geçti aradan hala ilk tanıştığımız o gün ki gibi hafızamda, benliğimde, kalbimdesin. Söküp atamıyorum hiç bir şekilde seni ve o birlikte geçirdiğimiz günleri. Çok özlüyorum seni. Kimsenin tahmin edemiyeceği kadar çok hemde ve kimsenin tahmin edemiyeceği kadar da delicesine seviyorum. Bunları neden yazıyorsun diye soranlar olursa eğer sadece rahatlamak için sanırım. içimi döküp bir şekilde rahatlamaya çalışıyorum galiba. Aşk böyle birşey işte. insana saçma sapan yazılar yazdırabilir, günlük tutmayan kişi olduğum için bu şekilde blog kurdurup birşeyler karalamamı sağlayabilir. Neyse lafı fazla uzatmıyım en iyisi Emre Aydın’dan günün anlam ve önemine uygun şarkıyı entry’i giriyim ben.

Belki Bir Gün Özlersin (Söz)

Belki bir gün özlersin
Başka adamlarla
Başka şehirlerde yürürken

Okuduğun ilk roman
Sevdiğin ilk adam
Yasal acılardan
Hatta yalnızlıktan
Belki dolar gözlerin
Başka adamlara
Başka şehirlerde
Belli etmezsin
Belki bir gün özlersin

Sil gözünün yalnızlıklarını
O an fısılda duvarlara Adımı
Bin bıçcak var sırtımda
Biniyle de adaşsın
Herbiri hayran sana

Belki birgün özlersin
Başka adamlarla
Başka şehirlerde yürürken
Seçtiğin bu hayat
Geçtiğin son adam
Yasal acıların hatta yalnızlıktan
Sessiz harfler seçersin

Başka adamlarla
Başka şehirlerde
Belli etmezsin
Belki bir gün özlersin

Özlem Tekin – Yatağım Boş

cno tarafından 27 Aralık 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Yatağım boş
Resmin baş ucumda durur
Öylece masum
Özlerim beklerim
Ağlarım vazgeçersen sonunda
Zaman çok zor
Geçiyor yokluğunda
Dokunduğun gülleri
Kanıyor avucumda
Ateşler dans eder
Gecenin kollarında
Ayırmak yürek ister
Sarıl bana
Sevgiden başka
Ne kaldı elimizde?
Dayanmak zorundayız ikimizde
Acelem yok
Kalbim seni bekleyecek
Öylece masum
Özlerim beklerim
Ağlarım vazgeçersen sonunda..
Yatağım boş Resmin baş ucumda durur Öylece masum Özlerim beklerim Ağlarım vazgeçersen sonunda
Zaman çok zor Geçiyor yokluğunda Dokunduğun gülleri Kanıyor avucumda Ateşler dans eder Gecenin kollarında Ayırmak yürek ister Sarıl bana
Sevgiden başka Ne kaldı elimizde? Dayanmak zorundayız ikimizde
Acelem yok Kalbim seni bekleyecek Öylece masum Özlerim beklerim Ağlarım vazgeçersen sonunda..

Ben ne kadar sevdiysem..

cno tarafından 14 Aralık 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Taksici
Ben ne kadar sevdiysem..
O kadar gittin…
Gitmediğin zamanlarda bile, hep gidecekmiş gibi durdun yanımda…
Her bakışında başka bir el sallama
Tam sevmek isterken seni..
Taksi çağırdın..
Gitme deyişimi ne sen duydun, ne taksici..

Ceyhun Yılmaz

Telif Hakları Saklıdır 2010 ©